Köprülü Mehmet Paşa Camii

Köprülü Mehmet Paşa Camii

Köprülü Mehmet Paşa Camii: Safranbolu’nun en büyük camii olan bu güzel eser, 1661-1662 yıllarında Köprülü Mehmet Paşa tarafından yaptırılmış. Caminin mimarisi genel cami mimarisinden alışık olduğumuz çizgilerden biraz farklı. Bu fark özellikle miğfer biçimindeki kubbesi ile kubbe içindeki süslemelerde kendini gösteriyor. Kare şeklinde inşa edilmiş caminin bir diğer özelliği ise avlusundaki muvakkithane, şadırvan ve güneş saati.

Muvakkithaneler gökyüzünü, güneş ve ayın hareketlerini takip ederek namaz ve oruç vakitlerinin hesaplandığı yerler olarak kullanılmış. Yani, vakitlerin ne zaman başladığının ve bittiğinin hesaplandığı yerler. Cami avlusundaki güneş saati de hem namaz vakitlerinin gelip gelmediğini öğrenmeye hem de günlük saat ihtiyacının  karşılanmasında kullanılıyordu. Güneşin konumuna göre gölge boylarının ve yönlerinin değişimi saati belirlemek için kullanılan yöntemdi. Mevsimlere göre güneş ışığının geldiği açı da değiştiğinde, güneş saati üzerinde her mevsim için kullanılabilecek şekilde işaretlemeler yapılmış. Yeri gelmişken şu güzel beytin zamanı olsa gerek:

Şeb-i yeldâyı müneccimle muvakkıt ne bilir,
Mübtelâ-yı gama sor kim geceler kaç sâ’at.” Sabit

“En uzun gecenin hangisi olduğunu takvim yapanlar ve yıldız ilmi ile uğraşanlar ne bilsin!
Aşk yüzünden gam müptelası olmuşa sorun ki geceler kaç saattir!..”

Caminin içine dönersek, tavan süslemelerinde kullanılan üslup, camiye ayrı bir tarz katmış. Caminin içinde direk olmamasının yanında yüksek kubbesiyle birlikte oldukça geniş ve ferah bir ibadet mekanı. Tarihi camilerde kıldığım namazlar her zaman daha huzurlu ve keyifli gelmiştir.

Köprülü Mehmet Paşa Camii nerede? Safranbolu’nun eski çarşısındaki tarihi Safranbolu evlerinin arasında. Koordinatları: 41.244815, 32.692777

Safranbolu’da gezilecek yerler: Köprülü Mehmet Paşa Camii’nin 100 güneyinde İzzet Mehmet Paşa Camii, 50 metre güneydoğusunda Cinci Han Kervansarayı, 40 metre kuzeyinde Cinci Hamamı bulunuyor. Hıdırlık Tepesi yönüne doğru 200 metre kadar giderseniz Safranbolu evlerinin en güzel örneklerinden biri olan Kaymakamlar Gezi Evi‘ne varırsınız. Eski çarşıdaki tarihi çarşılar da caminin etrafındaki sokaklarda kurulu. Caminin bir yanında Hıdırlık Tepesi, diğer yanında ise Kent Tarihi Müzesinin bulunduğu tepe var. Eski Çarşı gezintisinden sonra biraz da Safranbolu’nun doğal güzelliklerini gezmek isterseniz, ortalama 8-9 km kuzeyde Bulak Mencilis Mağarası var. Mağaranın 8 km doğusunda ise tarihi İncekaya Su Kemeri ile Tokatlı Kanyonu üzerine kurulu Cam Teras sizleri bekliyor. Buraya gitmek için, Tokatlı Kanyonu’nun bir ucunun çıktığı Eski Çarşıdan bir doğa yürüyüşü yapmayı tercih edebilirsiniz. Safranbolu’nun en güzel yerlerini sizin için derledik. İşte Safranbolu resimleri.

Fethiye gezilecek yerler ve hakkında bilgiler

Fethiye

Muğla’nın güzel ilçesi Fethiye, başta Ölüdeniz olmak üzere pek çok tatil mekanına ev sahipliği yapan önemli bir turizm merkezi. Her yıl binlerce yerli ve yabancı turist buraya geliyor. Yöre insanı da turizmden ekmek yerken bir yandan da tarımcılığı bırakmamış.

Fethiye Nerede? Muğla‘nın 130 km güneydoğusunda yer alan ilçe merkezi, Dalaman Havalimanına ise 53 km mesafede. İlçe merkezinin koordinatları: 36.622193, 29.110526

Nasıl gidilir? Havayoluyla önce Dalaman Havalimanına oradan da servislerle ulaşabileceğiniz Fethiye’ye denizden gitme imkanı olanlar için de yat limanı hizmet veriyor. İsterseniz limana hiç uğramadan önce koylara demir atabilirsiniz. Karayoluyla gelmek için Muğla-Fethiye-Antalya karayolunu kullanmalısınız. Fethiye Muğla’ya 130, Antalya‘ya 200 km uzaklıkta.

Tekne meraklıları için Fethiye yat limanına da sahip. Mavi turların çok yoğun olduğu bir bölge, Akdeniz’in bölgedeki koylarını gezebilirsiniz.

Nerede kalınır? Gözde bir turizm merkezi olan Fethiye’de konaklama imkanları geniş. 5 yıldızlı otelde ya da eski bir çiftlikte taş evde kalabilir, isterseniz doğayla baş başa daha sakin butik otelleri tercih edebilirsiniz.

Ne yenir? Akdeniz mutfağı, zeytinyağlılar, balık çeşitleri ve tabiki narenciyeler. Çok sayıda lokanta mevcut. Fethiye halk pazarına uğrayıp yöresel ve organik ürünlerden alabilir, yerel işletmelerde yöresel lezzetleri tadabilirsiniz. Turizmin yanı sıra tarım açısından da öne çıkan bir yer burası. Gelmişken mevsimiyse portakalını ya da domatesini tatmadan olmaz.

Fethiye gezilecek yerler: Fethiye merkezde Telmessos Antik kenti ve Fethiye Müzesi, Çalış sahili, yat limanı, eski cami ve tarihi hamam gezilecek yerlerden. Yakın çevrede ise güneyinde Ölüdeniz ve Babadağ, Belcekız plajı, doğusunda Saklıkent, Likya Yolu ziyaret edilecek mekanlar arasında öne çıkıyor.

Fethiye’de neler yapılır? Yüzülür elbet, sonra çıkıp çam ormanlarının kokusu ciğerlere çekilir. Çam ormanlarının tadına varmak isteyenler doğa yürüyüşü ya da dağ bisikleti turu yapabilir. Çevrede pek çok antik kent ve kalıntılar var, ziyaret etmeyi unutmayın. Başta ilçe merkezindeki Termessos antik kenti olmak üzere antik kentlerden çıkarılan arkeolojik eserler Fethiye müzesinde sergileniyor. Fethiye’nin 8 km kadar güneyinde kalan Kayaköy Örenyeri de bir diğer ziyaret mekanı.

Yapmadan dönme: Sadece 13 km güneydeki Ölüdeniz‘i görmeden, Kayaköy’deki tarihi evleri ziyaret etmeden, Babadağ’dan yamaç paraşütü yapmadan, Kelebekler Vadisinde rengarenk kelebekleri izlemeden, vadide yürüyüş yapmadan dönmeyin.

 

Alanya kalesi

Alanya Kalesi

Alanya sahilinin hemen yanın, denize girmiş bir tepenin üzerindeki çevreye hakim ve korunaklı yapısıyla Alanya Kalesi her dönem yerleşim olan bir bölge olmuş. Araştırmalar kalenin bulunduğu bölgenin çok eski zamanlardan beri yerleşim ve savunma amacıyla kullanıldığını gösteriyor. Ancak, Alanya Kalesinin bugünkü halini almasını sağlayanlar Selçuklular. Özellikler Selçuklu Sultanı Alaaddin Keytubat tarafından limanı korumak için yaptırılan Kızıl Kule Alanya’nın simgelerinden birisi.

Denizin hemen kıyısından yükselen dik kayalıkların üzerine kurulu olan Alanya Kalesinin denizden yüksekliği yaklaşık 250 metreyi bulmakta. 6500 metre uzunluğundaki Kale surları, Alanya limanındaki Kızıl Kule’den başlayarak kale alanını dolaştıktan sonra tekrar Kızıl Kule’de son bulmakta. Kale oldukça korunmuş durumda, manzarası da çok güzel.

Neler yapılır? Alanya kalesinin bulunduğu tepenin altındaki Damlataş mağarasını görmenizi tavsiye ederiz. Sarkıtların sunduğu görsel şölen yanında, özellikle yazın sıcak günlerinde serinlemek için de güzel bir imkan sunuyor. 87 basamakla çıkılan Alanya’nın simgesi Kızıl Kule’yi ve tepesindeki eşsiz manzarıyı da kaçırmayın. Tersaneyi de ziyaret etmeyi unutmayın. Alanya sahilinde yüzebilir, çeşitli su sporları yapabilir ve tekne turlarına katılarak karadan göremeyeceğiniz doğal güzellikleri görme imkanı bulabilirsiniz.

Alanya’nın 20 km batısındaki İncekum sahili de ziyaret edebileceğiniz yerlerden. Kamp meraklıları sedir ve çam ağaçlarının arasındaki kamp alanlarında kamp yapabilir.

Alanya Kalesi nerede? Alanya sahili ile Alanya limanının arasında kalan kayalık burnun üzerindedir. Alanya’ya yaklaşırken sizi tepeden selamlar.

Alanya Kalesine nasıl gidilir? İstanbul’dan ortalama 850 km, Ankara’ya 526 km uzaklıkta bulunan Alanya, Antalya Şehir merkezine ise 140 km mesafede. Antalya’ya karayolu ya da havayolu ile ulaşım mümkün. Antalya’dan Alanya’ya sık sık otobüs ve minibüs var. Alanya’dan kaleye çıkmak için yaklaşık 40 dakikalık yürüyüşü seçebileceğiniz gibi taksi ya da dolmuşları da kullanabilirsiniz. Yürüyerek çıkarsanız yol boyunca soluklanabileceğiniz lokantalar ve kafeler var.

Nerede Kalınır? Alanya’da konaklamak isteyenler için, içlerinde 5 yıldızlı olanların da bulunduğu, çok sayıda otel var.

Ne Yenir? Alanya’da Akdeniz mutfağının baştacı olan zeytinyağı ve zeytinyağlıları yiyebilirsiniz.

Alanya Kalesinin koordinatları: 36.532416, 31.99093

Alanya Kalesi giriş ücreti: Müzekart geçerli. Bilet alacaksanız, giriş ücreti 10 TL. Haftanın her günü açık.

Çanakkale Şehitler Abidesi

Çanakkale Şehitler Abidesi

Çanakkale Harbinde hayatını kaybeden binlerce şehidimizin anısını yaşatmak için yapılan Çanakkale Şehitler Abidesi, Gelibolu yarımadasının güney ucunda, Çanakkale Boğazına tepeden bakan bir konumda, boğazı geçen gemilere adeta gövde gösterisi yapıyor.

Yaklaşık 42 metre yüksekliğindeki anıtın altında bir de Savaş Eserleri Müzesi var. Görmeyi unutmayın.

Şehitler Abidesi yapılırken, savaşta hayatını kaybeden herbir şehit için bir taş kullanıldığı söyleniyor. Şehitler anıtının hemen karşısında da temsili bir şehitlik var. Şehitliğin en ilgi çeken mezarlarından birisi de savaştan sonra bir Avusturalya askeri tarafından ülkesine götürülen ve Avustralyalı askerin 2003 yılında ölümünden sonra torunları tarafından ülkemize iade edilen “meçhul şehidimize ait kafatası”nın bulunduğu mezar…

Çanakkale’yi ve Gelibolu’yu ziyaret etmeden önce Çanakkale savaşları ve yaşananlar hakkında bolca bilgi okumanızı tavsiye ederiz. Gittiğinizde de şehitliklerdeki ve diğer ziyaret mekanlarındaki bilgi yazılarını mutlaka okuyun. Mezar taşlarında yazan yaşlara baktıkça gencecik vatan evlatlarının gözünü kırpmadan nasıl cepheye koştuğunu düşünmeden edemiyor insan…

Şühedâ gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar…
O, rükû olmasa, dünyâda eğilmez başlar,
Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker!
Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi…
Bedr’in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.
Sana dar gelmiyecek makberi kimler kazsın?
‘Gömelim gel seni tarihe’ desem, sığmazsın.

Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,
Sana âğûşunu açmış duruyor Peygamber.

“Çanakkale Şehitlerine” şiirinden bir bölüm. Mehmet Akif Ersoy

Şehitler Abidesi’nin yakınına kadar asfalt ve düzgün bir yol ile ulaşım sağlanmış. Aracınızı otoparka bıraktıktan sonra 2-3 dakika kadar bir yürüyüşle ağaçların arasından geçen yoldan anıtın önüne varıyorsunuz. Anıtın deniz tarafındaki kayalıklar bir hayli yüksek ve dik. Kayalıkların üzerinde avlanan maceracı balıkçılar görmeniz de mümkün. Genelde uzun bir yoldan gelindiği için ihtiyaç molası vermek isterseniz, tabelasını görmekte sıkıntı yaşansa da, şehitliğin kuzey tarafında biraz aşağıda lavabo var.

Çanakkale Şehitler Abidesi nerede? Şehitler anıtı, Çanakkale’nin Eceabat ilçesinin ve Gelibolu Yarımadasının güneyinde. Hemen denize nazır bir tepenin üzerinde bulunan anıta ulaşmak için Gelibolu Milli Parkı‘nın sınırlarına girdikten sonra tabelaları takip edebilirsiniz. Koordinatları: 40.050716, 26.219424

Assos Ören Yeri

Assos Ören Yeri

Assos ören yeri Çanakkale’yi ve Ege’yi ziyaret edenlerin görmesi gereken antik kentlerden birisi. Bölgede bulunan ve andezit taşı denen işlemesi zor fakat son derece dayanıklı volkanik taşlar hem bölgenin imarında kullanılmış hem de burada üretilen lahit taşları Anadolu’nun pek çok bölgesine gönderilmiş.

Assos antik kenti bilindiği kadarıyla ilk olarak MÖ 6. yüzyılda inşaa edilmiş. Bölgedeki taşlardan imal edilen lahitlerin insan bedenini hızlı bir şekilde toprağa dönüştürme özelliğinden dolayı ünü yayılmıştı ve “insan yiyen lahit” olarak anılıyordu.

Ünlü filozof Aristo’nun Assosda 3 yıl kadar kaldığı bilinmekte. Onun tarafından burada kurulan felsefe okulu da bölgenin özellikle batılılar tarafından tanınmasına katkı sağlamış.

Ören yeri bölgeye hakim bir tepenin üzerine kurulduğu için manzara gerçekten görülmeye değer.

Neler var? Assos’un en tepesinde bulunan Athena Tapınağı ile Roma dönemi antik tiyatrosu, agora, nekropol (mezarlık) ve surlar Assos örenyerinde bulunan görülesi mekanlardır.

Nerede Kalınır? Konaklamak isterseniz ister antik kentin yanıbaşındaki isterseniz de plaja bir kaç dakika mesafedeki otellerde konaklamanız mümkün.

Yapmadan dönme: Yüksek surların arasında yürüdükten sonra yorgunluğunuzu atmak için harika deniz manzarasına karşı oturup bir bardak çay içmeden, Murat Hüdavendigar Camii’ni ve tarihi Selçuklu Köprüsünü görmeden dönmeyin.

Yöresel ürünlere de göz atmanızı tavsiye ederiz. Doğal ürünler ve hediyelik hatıra eşyalar ilginizi çekebilir.

Assos Ören Yeri nerede? Çanakkale’nin Ayvacık İlçesine bağlı Behramkale Köyü’nde bulunan antik kent, il merkezine yaklaşık 88 km, Ayvacık’a ise 17 km mesafede. Gerek Çanakkale istikametinden gerekse Balıkesir yönünden olsun Ayvacık’a kadar olan yol bölünmüş yol, daha sonrasında ise yaklaşık 17 km’lik kıvrımlı asfalt yol ile Behramköye ulaşabilirsiniz.

Assos’a nasıl gidilir? Çanakkale üzerinden gelmek isterseniz Çanakkale’ye özel aracınızla, otobüs, feribot ve uçakla ulaşım mümkün. Çanakkale’den Ayvacık’a otobüs seferleri var. Ayvacık’a vardıktan sonra ilçe merkezinden kalkan minibüslerle antik kente ulaşmak mümkün.

Assos Ören Yeri giriş ücreti: Müzekartın geçerli olduğu antik kent girişinde eğer biletli olarak girmek isterseniz giriş ücreti 8 TL.

Yaklaşık Koordinatları: 39.492902, 26.337419

Assos Örenyeri Telefonu: (286) 721 72 18

 

 

Kırşehir Cacabey Camii ve Cacabey Medresesi

Cacabey Camii ve Medresesi

Selçuklular döneminde Kırşehir emiri olarak görev yapan Cacabey, pek çok hayır kurumu ve camiyi inşaa ettirmiş ya da onarımını yaptırmıştır. Bunlardan belki de en önde geleni olan, Kırşehir’de zamanının fakültesi gözüyle bakılan Caca Bey medresesini 1271-1272 yıllarında gözlem evi olarak yaptırmış ve 1301 tarihinde Bizanslılara savaşırken sehit olunca da bu medresenin yanındaki türbeye defnedilmiştir.

Cacabey camii‘nin ortasında bir su kuyusu bulunur. Bu kuyu ortadaki kubbenin tam altına denk geliyor. Gözlem evi olarak inşa edilen Cacabey Medresesinde, ortası açık olan kubbeden suya yansıyan yıldızları incelemek ve yıldızlar üzerinde araştırmalar yapmak için açıklığın tam altına bu kuyu yapılmış.

KIRSEHIR Kare şeklinde bir yapı olan Cacabey medresesi, kesme taştan inşa edilmiş. Özellikle astronomi ile ilgili çalışmalar yapılan bir ilim merkezi olarak uzun yıllar hizmet vermiş daha sonra da camiye dönüştürülmüş olan Cacabey Camisinin minaresi ilk olarak gözlem kulesi olarak yapılmış. Caminin içine girince ortadaki su kuyusu dikkati çekiyor. Caminin yanlarında ise küçük odalar var.

Cacabey Camii nerede? Kırşehir-Kayseri yoluna 900 metre mesafedeki medrese Cacabey Caddesinin üzerinde, Kırşehir şehir merkezinde, parkın içindedir. Şehir içi minibüslerle rahatlıkla ulaşabilirsiniz.

Koordinatları: 39.145335, 34.161364

Yapmadan Dönme: Kırşehir’e gidince Kaman cevizini tatmadan, Hacı Bektaş-ı Veli’nin kabrini ziyaret etmeden, Kırşehir Müzesini görmeden ve Ahilik kültürü hakkında bilgi almadan dönmeyin.

Uzungöl hakkında bilgi, nerede, nasıl gidilir, neler yenir, nerede kalınır?

Uzungöl

Karadeniz’in incisi Trabzon’un Çaykara ilçesine bağlı Uzungöl köyü ve bu köye adını veren göl hem seyirlik hem de doğayla iç içe vakit geçirebileceğiniz bir yer.

Pekçok takvim ve kartpostalda duvarları süsleyen fotoğrafların çekildiği bu yeri hala görmediyseniz çok şey kaybetmişsiniz demektir.

Uzungöl ve çevresi bilinen doğal güzelliğinin yanısıra vahşi hayvan çeşitliliği ile de doğa meraklıları açısından görülmesi gereken bir yer.

Ne yenir? Uzungöl’e gelip de gölü besleyen derenin kenarına kurulmuş olan canlı alabalık tesislerinde alabalık yemeden olmaz. İsteyenler için tavuk gibi farklı lezzetler de sunuluyor. Ayrıca, Trabzon’un kuymak gibi yöresel lezzetlerini de tatmanızı tavsiye ederiz. Haşlanmış taze mısır satan yerlerden süt mısır yiyebilir, güzelim yeşilliklerin arasında piknik yapabilirsiniz.

TRABZON

Yapmadan dönme: Gölde kayıkla dolaşmadan ve ördeklere yem atmadan, alabalık yemeden, şelalenin önünde fotoğraf çekilmeden, Uzungöl camii’ni ziyaret edip 2 rekat namaz kılmadan ve Uzungölü tepeden görebileceğiniz mevkiye çıkmadan dönmeyin.

Nerede kalınır? Uzungöl’de gecelemek isteyenler için farklı alternatifler mevcut. İster bungalov tipi ahşap evlerde isterseniz de  otel odasında kalma imkanınız var. Mekanlar nezih ancak son yıllarda özellikle orta doğudan gelen ziyaretçilerin yoğun ilgi gösterdiği bir yer olduğu için yer sıkıntısı çekmemek için önceden arayıp rezervasyon yaptırmanızda fayda var.

Uzungöl Nerede? Uzungöl, Trabzon’un Çaykara ilçesine bağlı bir köydür. Çaykara’nın yaklaşık 18 km güneyindedir. Trabzon şehir merkezine uzaklığı ise 96 km.

Koordinatları: 40.619604, 40.289994

Bahar aylarında sorun olmamakla birlikte, bilhassa sıcak yaz günlerinde ve öğle saatlerinde, nem oranı yüksek olduğu için, bunaltıcı gelebilir. Gölgedeyseniz sorun olmayabilir ancak çocuklu aileler ve doyasıya gezmek isteyenler için not edelim istedik. Eğer ziyaret gününüzde hava sıcak ve nemliyse havanın serinlediği saatleri tercih edebilirsiniz. Akşamları ise üşümemek için yanınızda bir hırka bulunsun…

Trabzon’da gezilecek yerler: Uzungöl yakınlarında Sultan Murat Yaylası, Maçka’da Sümela Manastırı ve daha pek çok doğal ve tarihi güzellik Trabzon’da sizleri bekliyor.

İyi gezmeler.

mevlana-muzesi

Mevlana Müzesi ve Türbesi

Mevlana Müzesi Hakkında Bilgi: İlk olarak Alaaddin Keykubat tarafından Mevlana’nın babasına hediye edilen bir gül bahçesi ve etrafında inşaa edilen dergah iken, önce Mevlana’nın babası Sultanul Ulema’nın sonra da Mevlana’nın buraya defnedilmesi sonrası sevenleri tarafından buraya bir türbe inşaa edilmiştir. Şuan Mevlana Türbesinde başta Mevlana ve yakın aile fertleri olmak üzere pek çok kişinin mezarı bulunmakta.

İlk zamanlar bir mevlevi dergahının bahçesi olan yer Mevlana’nın vefatından sonra buraya defnedilmesinden sonra üzerine türbe yapılmasıyla önce Mevlana Türbesi olmuş, 1926 yılında ise müzeye dönüştürülmüştür. Mevlana’nın mezarı Yeşil Kubbe olarak adlandırılan büyük kubbenin altındadır. Müzede Hz. Mevlana’nın hırkası gibi özel eşyalarının yanısıra mevlevilik kültürüyle ilgili eserler bulunmakta.

Yapmadan dönme: Konya’ya gidip de etli ekmek yemeden dönmek olmaz. Ayrıca, Alaattin tepesine çıkmayı, başta Allattin camii olmak üzere Selçuklu eserlerini ziyaret etmeyi, Ilgın Kaplıcalarına girmeyi, Akşehir’de Nasreddin Hocayı ziyaret etmeyi unutmayın.

Mevlana müzesi ziyaret saatleri ve günleri: Müze hergün ziyarete açık. Ziyaret saatleri ise 09:00-19:00. Sadece Pazartesi günleri 1 saat geç açılıyor. Müzekart geçerli.

Mevlana Müzesi Nerede: Konya’nin merkezindeki Mevlana Mahallesindedir. Koordinatları: 37.870634, 32.504685

Konya’da gezilecek yerler: Konya özellikle Selçuklu döneminde çok ön planda olan bir şehir olduğu için şehirde çok sayıda Selçuklu eseri var. Merkezde ve diğer ilçelerinde yüzlerce tarihi cami, kervansaray ve medrese bulunan Konya’nın merkezinde Alaattin Camii, Akşehir’de Nasrettin Hoca Arkeoloji ve Etnografya Müzesi ile Nasrettin Hoca’nın kabri, her köşesi ayrı bir hayranlık uyandıran ve Türkiye’nin sayılı güzellikteki camilerinden biri olduğunu düşündüğüm Beyşehir’de Eşrefoğlu Camii en öne çıkan eserlerden bazıları.

Topkapı Sarayı

Topkapı Sarayı

Gerek İstanbul’da yaşayan ve gerekse İstanbul’a ziyarete gelenlerin en çok görmek istedikleri yerlerden birisi kuşkusuz Topkapı Sarayı. Öncelikle bu tarihi mekan hakkında bilgi verelim:

500 yıla yakın bir zaman Osmanlı’ya başkentlik yapmış İstanbul’da, Osmanlı’nın son dönemlerine kadar devlet idaresi Topkapı Sarayı’ndan yapılmıştır. Topkapı Sarayı‘nın ilk binaları İstanbul’un Fethinden sonra Fatih Sultan Mehmet tarafından 1460-1478 yılları arasında yaptırılmış. Daha sonraları bu binalara yenileri eklenmiş ve bugünkü durumuna gelmiştir. Eskiden 700 bin metre karelik bir alana dağılan saray ve çevresi, günümüzde yaklaşık 45000 metrekarelik bir alan kaplamaktadır.

1924 yılında müzeye dönüştürülen saray, sürekli ve geçici sergi salonları ve 80.000 eseri ile dünyanın en zengin saray müzelerinin başında yer alır.

Topkapı Saray’nın bölümleri: Bâb-ı Hümayun, I. Avlu (Alay Meydanı), II. Avlu (Divan Meydanı), III. Avlu (Enderun Avlusu), IV. Avlu (Sofa-i Hümayun) ve Harem bölümüdür.

***
Kutsal Emanetler Dairesi Topkapı Müzesi ziyaretinizde olmazsa olmazlardan birisi. Kabe’nin anahtarları, altın kaplama oluklar ve Hacer-ül Esved muhafazası sizi ilk karşılayan eserler. Ardından Peygamber Efendimizin sakalı. Müslümanlar O’nu o kadar sevmiş ki, kutsallık atfetmeden, sakalının bir teli dahi bizim için değerlidir diyerek korumuşlar. Hani insan sevdiğinin saçının telini saklarmış ya o misal…

Efendimizin arkadaşlarına yani sahabilere ait kılıçlar da yine bu bölümde sergileniyor. Halid bin Velid ve Hz. Ali’nin kılıçları, Kerbela toprağı, Hz. Hüseyin’in gömleği de korunan eserler arasında.

Peygamber’imizin kılıcı ve yayı da burada. Kabza ve kınlar Osmanlı Padişahları tarafından değerli taşlarla süslenmiş.

Topkapı Sarayı giriş ücreti 25 TL. 18 yaş ve altındakiler için giriş ücretsiz olan müzeye MüzeKart geçerli. Unutmadan hatırlatalım: Topkapı Sarayı Müzesi Salı günleri ziyarete kapalı.

Müze Kart, Harem girişlerinde geçerli değildir. Bu nedenle, Harem bölümünü ziyaret etmek için ayrıca, Topkapı Sarayı Harem giriş ücreti olarak 15 TL ödemek gerekiyor.

Topkapı Sarayı Nerede? İstanbul Sultanahmet, Eminönü ilçesinde; Marmara Denizi, İstanbul Boğazı ve Haliç arasında Sarayburnu olarak adlandırılan bölgededir. Özel araçlar için park sıkıntısı yaşayabilirsiniz. En ideali toplu taşıma araçlarını kullanmak. Topkapı Sarayına gitmek için Sultanahmet otobüslerini ya da Tramvayı kullanabilirsiniz.

Koordinatları: 41.008532°, 28.981305°

Ayasofya Camii Müzesi

Ayasofya Camii Müzesi

Ayasofya, İstanbul’da Bizans tarafında yaptırılmış en büyük ibadet mekanıdır. Bugünkü Ayasofya binasının yapımına 23 Şubat 532 tarihinde başlanmış,1000 usta ve 10.000 işçi ile 5 yılda tamamlanmış, 27 Aralık 537 yılında ibadete açılmıştır. Bugünkü dememizin nedeni, pek bilinmese de aslında aynı yerde 3 kez mabed inşaa edildiğidir. İlki 360 yılında, ikincisi ise 415 yılında ibadete açılmıştır. İlk iki bina da, yıpranma ve halk ayaklanmaları sonrası yakılma sonucu yıkılmış ve kullanılamaz hale gelmiştir. 532 yılındaki son ayaklanmadan sonra bugünkü bina inşaa edilmiş ve 537 yılında ibadete açılmıştır.

Ayasofya’nın açılış günü İmparator Justinianos’un, mabedin içine girip, “Tanrım bana böyle bir ibadet yeri yapabilme fırsatı sağladığın için şükürler olsun” dedikten sonra, Kudüs’teki Hz. Süleyman Mabedi’ni kastederek “Ey Süleyman seni geçtim” diye bağırdığı geçer. Gerçekten de büyük bir yapı olan Ayasofya’daki kubbenin zeminden yüksekliği 55.60 m, çapı ise kuzey güney doğrultusunda 31,87 m, doğu batı doğrultusunda ise 30.86 m.dir. Ayasofya’nın kubbesi genellikle Selimiye Camii’nin kubbesi ile karşılaştırılır. Fakat, Büyük Usta Mimar Sinan’ın Selimiyesi 31.22 m.’yi bulan ana kubbe çapıyla hem boyut olarak Ayasofya’ya ulaşmış, hem de bunu yaparken çok daha estetik, ferah ve kullanışlı bir mekan olmuştur. Ayasofya kubbesi oval ve basık, Selimiye Camii‘nin kubbesi ise tam bir yarıküredir. Ayrıca, Ayasofya’nın kubbesi defalarca yıkılmış ve onarım görmüşken Selimiye’nin kubbesi bütün ihtişamıyla hala ayaktadır.

Yaklaşık 900 yıl kilise olarak hismet veren bina oldukça yıpranmış olduğu halde 1453 yılında İstanbul’un fethi ile Fatih Sultan Mehmet tarafından camiye çevrilmiş ve bakıma alınarak güçlendirilmiştir. Bu bakım ve güçlendirmeler olmasaydı muhtemelen bugünkü Ayasofya’nın yerinde yeller esiyor olacaktı. Çünkü, Ayasofya’nın kubbesi, son kez 14. yüzyılda olmak üzere, dört defa kısmen veya önemli ölçüde çökmüş; her seferinde onarılarak bugünkü haline ve boyutlarına ulaştırılmıştır. Ancak, İstanbul’un fethinden sonra güçlendirilen yapıda bir daha çökme olmamıştır.

Yakındaki önemli yerler: Sultan Ahmet Camii, Yerebatan sarnıcı, Topkapı Sarayı, Sultanahmet Meydanı ve dikili taşlar, Firuz Ağa Camii,  Türk ve İslam Eserleri Müzesi görülmeye değer yerlerin başında gelmekte.

Giriş ücreti 25 TL olan Ayasofya Müzesini müzekart sahipleri yılda 2 kez ziyaret edebilirler. Müze Pazartesi günleri kapalı. Gidecek olanlara duyurulur. Müzekartı olmayanlar, Ayasofya’daki müzekart gişesinden normal 30 TL, öğrenci 15 TL ödeyerek Müzekartlarını alabilirler.

Koordinatları: 41.008008, 28.978859