Kayseri’de gezilecek yerler

Gerek 6000 yıl öncesine kadar uzanan antik yapılarıyla ve gerekse Selçuklu ve Osmanlı döneminden kalma çok sayıda han, hamam, kümbet, kale, medrese ve camisiyle Kayseri, çok sayıda uygarlığa ev sahipliği yapmış olmanın verdiği birikimle görülmeye değer çok sayıda yere sahip. Özellikle Selçukluların en çok iz bıraktığı şehirlerden biri. Doğal güzellikleriyle de öne çıkan şehirlerimizden biri olan Kayseri’de gezilecek yerler oldukça fazla. Öyleki şehir merkezindeki tarihi yapıları ve müzeleri gezmek için bile en az 1 gününüzü ayırmalısınız. Erciyes Dağı, Ali Dağı Yeraltı Şehri, Sultan Sazlığı, Kapuzbaşı Şelalesi gibi merkezin dışındaki gezilecek yerleri de eklerseniz seyahatinizin süresini ona göre planlamanızda fayda var.

Kayseri’de gezilecek yerler

Ali Dağı Yeraltı Şehri: Son yıllarda ziyarete açılan yer altı şehrinin içinde bir de su sarnıcı bulunmakta.

Erciyes Kayak Merkezi: Kış sezonunun başlamasıyla küçük-büyük aile fertlerinin toplanıp kayak yapmaya gittiği Erciyes yerli ve yabancı turistleri de ağırlıyor. Tesislerin alt yapısı ve ulaşım imkanlarının da artması ile giderek daha konforlu bir kayak imkanı sunuyor.

Kayseri Arkeoloji Müzesi: Antik dönemlerden kalma cam, metal ve taş eserler, çivi tabletler, çömlek ve testilerin yanı sıra mermer heykeller, lahit ve insan boyunda büyük küpler ile mumyaların da bulunduğu müzeyi ziyaret etmeyi unutmayın. Şehir merkezinde, Gültepe Mahallesi, Gültepe Parkı’nın karşısında.

Kayseri Kalesi: İl merkezindeki kalenin tarihi M.Ö. 200’lü yıllara kadar uzanıyor. Kayseri’de hüküm sürmüş bütün büyük devletler tarafından kullanılmış ve pek çok kez onarım geçirmiş olan kalenin iç duvarları büyük oranda ayakta.

Hunat Hatun Külliyesi: 1238 yılında Selçuklu sultanı Alaaddin Keykubat’ın eşi Mahperi Hunat Hatun’un yaptırdığı külliyenin içerisinde bulunan cami, medrese, hamam ve türbe, taşı estetikle buluşturan Selçuklu mimarisinin en güzel örneklerinden biri. Özellikle, Hunat Hatun Camii’nin taç kapısı ile medresenin yüksek kemerli ana kapısı görülmeye değer.

Döner Kümbet (Şah Cihan Hatun Kümbeti): Sekiz kenarlı bir yapı olmasına rağmen etrafında dolaşanlara dönüyormuş hissi verdiği için bu adla anılan Kümbet Kayseri’nin en bilinen tarihi yapılarından biri.

Gesi Bağları: Türkülere konu olan Gesi Bağları verimli topraklarıyla ünlü. Bu ününü de güvercin gübresine borçlu. Sadece bu bölgede bulunan şekliyle yabani güvercinler için yapılan güvercinliklerden toplanan gübreler, bağların bereketli, ürünlerin de lezzetli olmasını sağlıyor.

Çifte Medrese (Gevher Nesibe Tıp Tarihi Müzesi): Akıl hastalarının su ve ney sesi eşliğinde huzur bulup tedavi edildiği Şifahane aynı zamanda ilk uygulamalı tıp okulu olma özelliğini taşımakta. Medrese yüksek tavanı ve taş işçiliğindeki güzel örnekleriyle de göz kamaştırıyor.

Karatay Hanı: Genişliği ve yüksek duvarlarıyla Selçuklu döneminin en görkemli kervansaraylarından biri olan Karatay Hanının içerisinde hastane ve hamam da bulunmakta.

Sultan Sazlığı: 400’e yakın bitki çeşidinin yanı sıra 300’den fazla kuşa ev sahipliği yapan Sultan Sazlığı fotoğrafçılar ve doğa meraklıları için çok özel bir yer.

Soğanlı Harabeleri: Kayseri merkezein 80 km güney batısında, Yenişehir ilçesindeki Soğanlı Vadisi binlerce yıl öncesinden kalma kayalara oyulmuş evler, tarihi taş kiliseler ve mağaralarıyla ünlü.

Kültepe Höyüğü: Hititlerin Anadolu’da kurduğu ilk kentin kalıntılarının bulunduğu höyük, Kayseri tarihinin 6000 yıl öncesine ışık tutuyor. Kayseri merkezine 24 km mesafede,  Sivas yolu üzerinde.

Kapuzbaşı Şelalesi: Dünya’nın bu rakımda en yüksekten akan ikinci şelalesi, Kayseri‘nin Yahyalı ilçesindeki Kapuzbaşı’da, ortalama 70 metre yükseklikten ve 7 ayrı noktadan dökülen Aladağ ve Aksu çayları, her mevsim gür akan sularıyla hem muhteşem bir görüntü oluşturuyor hem de etrafa saçılan su zerrecikleriyle özellikle yazın şelalenin etrafına serinlik katıyor.